En en en kolay ama çooook lezzetli tatlılarımdan biri.
Kemalpaşa tatlısını kendi haliyle pek sevmem. Yerim ama hiç keyif almam. Ben de işte tam bu yüzden biraz renklendirmek istedim bu tatlıyı.
Tatlı için malzemelerimiz:
1 paket kemalpaşa
3,5 su bardağı şeker
5 su bardağı su
1 paket vanilya
1 paket muhallebi
2,5 su bardağı süt
Yapılışı:
* Şeker ve suyu derin bir tencereye alıp karıştırarak kaynatıyoruz. Şeker eriyince vanilyamızı da ekleyip kemalpaşaları içine atıyoruz.
* Arada nazikçe karıştırarak kemalpaşaların iyice şerbetle şişmesini sağladıktan sonra, kemalpaşaları kare borcama (farklı sunum fikirleriniz de olabilir tabii ki) alıyoruz. Soğumaya bırakıyoruz.
* Sütümüzü tencereye alıp muhallebimizi üzerine boşaltıyoruz ve karıştırarak pişiriyoruz. Kıvama geldikten sonra dikkatlice kemalpaşalarımızın üzerine döküyoruz ve soğumaya bırakıyoruz. Buzdolabında 2 saat beklettikten sonra servise hazır hale gelecektir.
Afiyet olsun.
11 Temmuz 2015 Cumartesi
Magnolia
İftar sofralarının bir vazgeçilmezi de tatlılar. Benim için zaten hep vazgeçilmezler de, neyse :)
Karşınızda MAGNOLIA!
Görünüşü ile doyuran, lezzeti de süper olan ve aynı zamanda yapması oldukça basit olan bu tatlı işte şöyle yapılıyor;
Malzemelerimiz:
Kreması için;
- 1 lt Süt
- 1 kutu süt kreması
- 4 yemek kaşığı un (tepeleme)
- 1 yumurta
- 1 su bardağından biraz az toz şeker
- 2 paket vanilya
Hazırlanışı için,
- 1 paket bebe bisküvisi ya da yulaflı bisküvi (rondodan geçirilecek)
- 2 ya da 3 adet muz/şeftali ya da 15-20 adet çilek (dilimlenecek)
Tarif:
* Kremayı hazırlamak için krema ve vanilya hariç tüm malzemelerimizi derin bir tencereye alıyoruz.
Pişirmeye başlamadan önce iyice çırpıyoruz ki yumurta homojen olarak dağılsın.
* Pişirmeye başlıyoruz ve kaynayıncaya ve koyulaşıncaya kadar karıştırıyoruz.
* Ocaktan aldığımız tencerenin içine kremamızı ve vanilyalarımızı boşaltıp iyice çırpıyoruz.
*Servis kaplarımıza sırasıyla krema-mevye-bisküvi-krema-meyve-bisküvi koyuyoruz.
*En üste kalan bisküvilerimizi yaydıktan sonra kalan meyvelerimizle süslemesini yapıp servise hazırlıyoruz.
NOT: Muz ile servis yapacaksanız kararacağı için üzerini süslemek için ayırdığınız muzu servisten hemen önce koymanız gerekecektir. Böylelikle magnolianız taze görünüşünüzü korur.
Karşınızda MAGNOLIA!
Görünüşü ile doyuran, lezzeti de süper olan ve aynı zamanda yapması oldukça basit olan bu tatlı işte şöyle yapılıyor;
Malzemelerimiz:
Kreması için;
- 1 lt Süt
- 1 kutu süt kreması
- 4 yemek kaşığı un (tepeleme)
- 1 yumurta
- 1 su bardağından biraz az toz şeker
- 2 paket vanilya
Hazırlanışı için,
- 1 paket bebe bisküvisi ya da yulaflı bisküvi (rondodan geçirilecek)
- 2 ya da 3 adet muz/şeftali ya da 15-20 adet çilek (dilimlenecek)
Tarif:
* Kremayı hazırlamak için krema ve vanilya hariç tüm malzemelerimizi derin bir tencereye alıyoruz.
Pişirmeye başlamadan önce iyice çırpıyoruz ki yumurta homojen olarak dağılsın.
* Pişirmeye başlıyoruz ve kaynayıncaya ve koyulaşıncaya kadar karıştırıyoruz.
* Ocaktan aldığımız tencerenin içine kremamızı ve vanilyalarımızı boşaltıp iyice çırpıyoruz.
*Servis kaplarımıza sırasıyla krema-mevye-bisküvi-krema-meyve-bisküvi koyuyoruz.
*En üste kalan bisküvilerimizi yaydıktan sonra kalan meyvelerimizle süslemesini yapıp servise hazırlıyoruz.
NOT: Muz ile servis yapacaksanız kararacağı için üzerini süslemek için ayırdığınız muzu servisten hemen önce koymanız gerekecektir. Böylelikle magnolianız taze görünüşünüzü korur.
3 Mayıs 2014 Cumartesi
Nazlı'nın Mutfağından...: Limonlu Cheesecake
Nazlı'nın Mutfağından...: Limonlu Cheesecake: Cheesecake ailecek en sevdiğimiz lezzetlerden biri. Yakın zamanda tattığım bu lezzeti hemen ben de uygulamalıyım dedim ve sonuç gerçekten mu...
Limonlu Cheesecake
Cheesecake ailecek en sevdiğimiz lezzetlerden biri. Yakın zamanda tattığım bu lezzeti hemen ben de uygulamalıyım dedim ve sonuç gerçekten muhteşem oldu! Tek sorun hemen bitmesiydi :)
İşte buyurun bu leziz cheesecakein tarifi:
Malzemelerimiz:
Tabanı için: 50 gram tereyağı (oda sıcaklığında ya da eritilmiş) ve 1 paket yulaflı bisküvi (burçak kullandım)
Kreması için:
İşte buyurun bu leziz cheesecakein tarifi:
Malzemelerimiz:
Tabanı için: 50 gram tereyağı (oda sıcaklığında ya da eritilmiş) ve 1 paket yulaflı bisküvi (burçak kullandım)
Kreması için:
- 1 paket labne peyniri
- 1 su bardağı yoğurt
- 2 tane yumurta
- 2 yemek kaşığı un
- 1 çay kaşığı vanilya
- 1 tane limonun kabuğu (rendelenmiş)
- 1 su bardağı toz şeker
Sosu için:
- 50 gram tereyağı
- 1 adet yumurta
- 2 yemek kaşığı limon suyu
- 1 çay kaşığı limon kabuğu rendesi
- 1 çay bardağı şeker
Yapılışı:
- Önce tabanı için tereyağımızı ve bisküvilerimizi rondodadan geçirip karıştırıyoruz. Hazırladığımız karışımı yuvarlak fırın kabımıza yayıyoruz ve buzdolabında yarım saat kadar dinlenmeye bırakıyoruz.
- Labne peynirimizi ve yoğurdumuzu çırpma kabımıza alıp güzelce çırpıyoruz.
- Şekeri ilave edip çırpmaya devam ediyoruz. Sonrasında da yumurtaları ilave ediyoruz.
- Un, vanilya ve limon kabuklarını da ekleyip çırpıyoruz. Buzdolabından çıkardığımız tabanın üzerine güzelce yayıyoruz.
- Karışımı 180 derece önceden ısıtılmış fırına atıp yaklaşık yarım saat pişiriyoruz.
- Sos malzemelerini bir kaba alıyoruz ve iyice karıştırıyoruz. Daha sonra ocağa alıp pişiriyoruz. Sosumuzu soğumaya bırakıyoruz.
- Cheesecakeimizin üzerine sosumuzu güzelce yaydıktan sonra soğumaya alıyoruz. Buzdolabında 1 gün beklettikten sonra servis ediyoruz, afiyetle yiyoruuuzz :)
11 Şubat 2014 Salı
Yalancı İslim Kebabı
Merhabalar herkese...
İlk yayınımı yalancı diye isimlendirdiğim kebabımla yapmam hoş olmadı aslında ama naparsınız, acemilik işte :)
Gelelim neden yalancı ismini taktığım; aslında islim kebabı yapmak için uzun patlıcanlara ihtiyacım vardı, köfteleri sarıp sarmalasın diye. Lakin benim elimde kısa, güdük patlıcanlar vardı. Ben de onları dilimleyip, patatesle çeşnilendirip kürdanlarım dedim ve sonuçta ortaya böyle bir yemek çıktı...
Lezzet önerisi: Daha lezzetli olması ve pişirirken dağılmamasını sağlamak için köftelerimizi yapıp streçle sarıp buzdolabına atmamız gerekiyor.
Köfte için malzemelerimiz:
Yarım kilo kıyma
Maydanoz
Bayat ekmek içi
1 adet rendelenmiş soğan
Kimyon, karabiber, tuz, pulbiber
Malzemelerimizi karıştırıp, ceviz büyüklüğünde köftelerimizi hazırlayıp buzdolabında beklemeye alıyoruz.
Şimdi sıra diğer malzemelerde;
4 adet patlıcan
3 adet patates
4 adet domates
3 adet yeşil/kırmızı biber
Kürdan
Salça
1 bardak sıcak su
Tuz
4 adet patlıcanı pijamalı soyup halka halka doğruyoruz ve tuzlu suda beklemeye alıyoruz.
3 adet patatesi soyup halka halka doğruyoruz.
Domatesleri de ay şeklinde doğruyoruz.
Biberleri de dikdörtgenler oluşturacak şekilde doğruyoruz.
Tüm doğrama işlemlerini bitirip rahatlıyoruz ve artık kızartma işlemine geçiyoruz. Patates, patlıcan, biber ve köfteleri çok az kızartıyoruz.
Kürdanlarımızın her birine köfteler arada kalacak şekilde; bir patlıcan, bir patates, bir köfte, bir patlıcan, bir biber ve bir domates olacak şekilde malzemelerimizi takıyoruz. Borcamımıza yerleştirdikten sonra üzerine bir bardak suda erittiğimiz salçayı döküyoruz. 200 derecede önceden ısıtılmış fırında pişiriyoruz.
Afiyetle kalın! :)
İlk yayınımı yalancı diye isimlendirdiğim kebabımla yapmam hoş olmadı aslında ama naparsınız, acemilik işte :)
Gelelim neden yalancı ismini taktığım; aslında islim kebabı yapmak için uzun patlıcanlara ihtiyacım vardı, köfteleri sarıp sarmalasın diye. Lakin benim elimde kısa, güdük patlıcanlar vardı. Ben de onları dilimleyip, patatesle çeşnilendirip kürdanlarım dedim ve sonuçta ortaya böyle bir yemek çıktı...
Lezzet önerisi: Daha lezzetli olması ve pişirirken dağılmamasını sağlamak için köftelerimizi yapıp streçle sarıp buzdolabına atmamız gerekiyor.
Köfte için malzemelerimiz:
Yarım kilo kıyma
Maydanoz
Bayat ekmek içi
1 adet rendelenmiş soğan
Kimyon, karabiber, tuz, pulbiber
Malzemelerimizi karıştırıp, ceviz büyüklüğünde köftelerimizi hazırlayıp buzdolabında beklemeye alıyoruz.
Şimdi sıra diğer malzemelerde;
4 adet patlıcan
3 adet patates
4 adet domates
3 adet yeşil/kırmızı biber
Kürdan
Salça
1 bardak sıcak su
Tuz
4 adet patlıcanı pijamalı soyup halka halka doğruyoruz ve tuzlu suda beklemeye alıyoruz.
3 adet patatesi soyup halka halka doğruyoruz.
Domatesleri de ay şeklinde doğruyoruz.
Biberleri de dikdörtgenler oluşturacak şekilde doğruyoruz.
Tüm doğrama işlemlerini bitirip rahatlıyoruz ve artık kızartma işlemine geçiyoruz. Patates, patlıcan, biber ve köfteleri çok az kızartıyoruz.
Kürdanlarımızın her birine köfteler arada kalacak şekilde; bir patlıcan, bir patates, bir köfte, bir patlıcan, bir biber ve bir domates olacak şekilde malzemelerimizi takıyoruz. Borcamımıza yerleştirdikten sonra üzerine bir bardak suda erittiğimiz salçayı döküyoruz. 200 derecede önceden ısıtılmış fırında pişiriyoruz.
Afiyetle kalın! :)
Kahvaltıların Baş Tacı : "Simit"
Bu aralar bir simit merakıdır gidiyor evimizde. Dışarıdan aldıklarımız ya soğuk oluyor, ya da istediğimiz kıvamda olmuyor. Bir de üstüne zam gelince, kollarımı sıvadım ve "Neden ben kendi simidimi yapmayayım?" dedim.
Öncelikle karşılaştığım zorluklar şöyleydi,
Yaş mayam yoktu. Ben de ufak bir araştırma sonucu 1 yaş mayanın 2 minik paket kuru mayaya hemen hemen eşdeğer olduğunu öğrendim.
Hamur çok yumuşak olduğu için şekillendirirken sürekli elime yapışma gafletinde bulundu. Ben de elime biraz çiçek yağı sürerek onu engelledim.
Sonuç: Çıtır çıtır bir simit olmadı. Bu açma-simit karışımı, biraz yumuşak bir şey oldu. Arasına peynirini koy ye. Nefis.
Malzemelerimize gelelim;
1 su bardağı ılık su,
1 çay bardağı sıvı yağ,
2 yemek kaşığı sirke (elma da olur üzüm de, sirke olması yeterli:)
1 çay bardağı süt,
2 minik paket kuru ya da 1 adet yaş maya
1 tatlı kaşığı şeker
2 tatlı kaşığı tuz
3 su bardağı un
Üzeri için;
Pekmez ya da yumurta (çırpılmış 2 adet)
Susam
Pekmez kullanırsanız daha çıtır olur
Yumurta kullanırsanız daha yumuşak.
Yapılışı;
Yukarıda saydığım malzemelerin hepsini geniş bir kapta yoğuruyoruz. Yumuşak bir hamur elde ediyoruz. Hamuru 45 dk bekletiyoruz.
Güzelce kabaran hamurumuzu alııııp,
İşte böyle şekillendiriyoruz! Önce bir parça alıp ikiye bölüyoruz. Elimizin içinde yuvarlayarak yılan gibi uzattığımız iki hamuru birbirine dolayarak uçlarını birbirine yapıştırıyoruz. Simidimizi bir pekmeze, bir susama batırıp güzelce buluyoruz susama.
Tepsiye yerleştirdiğimiz simitlerimizi 30 dakika daha bekletiyoruz.
Önceden ısıttığımız 200 dereceli fırında üzeri güzelce kızarana kadar pişiriyoruz.
E afiyet olsun efendim!
Öncelikle karşılaştığım zorluklar şöyleydi,
Yaş mayam yoktu. Ben de ufak bir araştırma sonucu 1 yaş mayanın 2 minik paket kuru mayaya hemen hemen eşdeğer olduğunu öğrendim.
Hamur çok yumuşak olduğu için şekillendirirken sürekli elime yapışma gafletinde bulundu. Ben de elime biraz çiçek yağı sürerek onu engelledim.
Sonuç: Çıtır çıtır bir simit olmadı. Bu açma-simit karışımı, biraz yumuşak bir şey oldu. Arasına peynirini koy ye. Nefis.
Malzemelerimize gelelim;
1 su bardağı ılık su,
1 çay bardağı sıvı yağ,
2 yemek kaşığı sirke (elma da olur üzüm de, sirke olması yeterli:)
1 çay bardağı süt,
2 minik paket kuru ya da 1 adet yaş maya
1 tatlı kaşığı şeker
2 tatlı kaşığı tuz
3 su bardağı un
Üzeri için;
Pekmez ya da yumurta (çırpılmış 2 adet)
Susam
Pekmez kullanırsanız daha çıtır olur
Yumurta kullanırsanız daha yumuşak.
Yapılışı;
Yukarıda saydığım malzemelerin hepsini geniş bir kapta yoğuruyoruz. Yumuşak bir hamur elde ediyoruz. Hamuru 45 dk bekletiyoruz.
Güzelce kabaran hamurumuzu alııııp,
İşte böyle şekillendiriyoruz! Önce bir parça alıp ikiye bölüyoruz. Elimizin içinde yuvarlayarak yılan gibi uzattığımız iki hamuru birbirine dolayarak uçlarını birbirine yapıştırıyoruz. Simidimizi bir pekmeze, bir susama batırıp güzelce buluyoruz susama.
Tepsiye yerleştirdiğimiz simitlerimizi 30 dakika daha bekletiyoruz.
Önceden ısıttığımız 200 dereceli fırında üzeri güzelce kızarana kadar pişiriyoruz.
E afiyet olsun efendim!
16 Temmuz 2013 Salı
Zeytinyağlı Sarma Macerası
İftar sofralarının zenginliği mi desem bereketi mi desem, yoksa orucun verdiği göz açlığını doyurmaya çalışmaktan kaynaklanan bir çeşit çokluğumu desem bilemiyorum ama verilen iftar davetlerinde masalar dolup taşıyor. Benim de gelecek misafirlerimin öncelikle gözlerini doyurmam gerekiyordu.
Sofraya koyulan şeylerin mideye hitap etmesi elbette kaçınılamaz gerçek, ama iftar saati gelmeden sofrada bekleyip bonus sevapları da toplamak gerektiğinden göze de hitap etmemiz gerekiyor. Ben de zeytinyağlı sarma yapıp ağızları sulandırmak istedim.
Tabii daha önce hiç yapmadığım bir şeyi yapmak çok riskliydi ama bu riske değdi sonucunda :)
Dün sarmamı yiyen herkes çok beğendi. Yemek eleştirilerinde çok acımasız ve net olan eşim bile "Dolman efsane olmuş!" deyince, bu işi kıvırdık dedim :) Tarifime gelince, bazen internet sitelerinde okurken verilen ölçekler ya da miktarlar konusunda net bir bilgi alamıyorum. Ben ve benim gibi acemiler için çok gıcık bir durum. O yüzden ben verdiğim tariflerde net olmaya çalışacağım :)
Malzemelerimiz:
- Yarım kilo taze asma yaprağı
- 2,5 su bardağı pirinç (nescafe kupası benim ölçütüm) (iyice yıkanıp süzülecek)
-4 adet orta boy soğan (ince doğranacak)
- 2 çay bardağı zeytinyağı (1'i kavurmak için diğeri pişerken üzerine dökmek için)
- 1 adet büyük olgun sulu sulu bir domates ( lezzetini veren en büyük etken) (küp küp doğranacak)
-Yarım demet maydanoz (lezzetini veren 2. etken) (iyice kıyılacak)
- 2 çorba kaşığı çam fıstığı ( birazcık daha fazla da koyabilirsiniz damak tadınıza göre, ben öyle yaptım)
- 1 çorba kaşığı toz şeker
- 2 çay kaşığı tuz
- 2 çorba kaşığı kuş üzümü (ılık suda bekletilip süzülecek)
- 1'er çay kaşığı tarçın, nane, yenibahar, karabiber
- Limon
Yapılışı:
- Önce aldığınız yaprakları birkaç defa sudan geçirin. İyice tozunu kirini akıttıktan sonra büyükçe bir tencerede 5-6 dakika haşlayın. Tüm yapraklar rengini değiştirdiği zaman ocaktan alıp süzün. Fazla haşlarsanız yapraklar sararken elinizde yırtılır. Bu yüzden renk değiştirmesi yeterli.
- Kuş üzümlerini ılık suda bekletin biraz, onları da süzün.
-1 çay bardağı zeytinyağı tencereye alın, üzerine fıstıkları ekleyin. Sadece pembeleşinceye kadar kavurun. Esmerleşirlerse dolmamıza yanık bir tat verir, hoş olmaz :) Sonra üzerine soğanları ekleyip kavurmaya devam edin. Buradaki püf noktası pirinçlerin şeffaf bir hal aldığı ana kadar kavurmamız. Pirinçler ruhlarını teslim ettikten sonra domateslerimizi üzerine ekliyoruz. Yine kavurmaya devam ediyoruz (5 dk kadar). Domateslerimiz de iyice kendilerini saldıktan sonra tuzumuzu ve şekerimizi ekliyoruz ve 1 çay bardağı kadar su ekleyip suyunu çekene kadar azıcık kapağını kapatın, zaten hemen çekecektir. Sonra ocaktan alıyoruz veee geriye kalan malzemelerimizi tencereye ekliyoruz (baharatlar, maydanoz, kuş üzümü). Güzelce karıştırıyoruz sonra dinlenmeye bırakıyoruz.
- Karışımımız dinlenirken biz de sarmaları yapacağımız alanı hazırlıyoruz. Ben her şeyi güzelce düzenleyip önüme koydum ki sarmak çekici hale gelsin. Dağınık olduğu zaman sıkılıp bırakabiliyorum :) Sonra sıkıca sarıyoruz. Tenceremize yerleştiriyoruz. Tenceremiz biraz derin olursa daha iyi olur çünkü dolmalar pişerken açılmasın diye üzerine tabak koyuyoruz, arada bir suyunu çekmiş mi diye tencereyi eğip bakıyoruz filan..
- Dolmaların hepsini sarıp yerleştirdikten sonra kaynamış suyu üzerlerine döküyoruz. Su en üstteki dolmanın seviyesini ulaşana kadar dökmeye devam ediyoruz.
- Bir limonun kabuğunu soyuyoruz. Yuvarlak yuvarlak dilimliyoruz ve dolmalarımızın üzerine diziyoruz. Kalan zeytinyağımızı da üzerine ekliyoruz. Sonra da üzerlerine bir tabak kapatıp kısık ateşte ağır ağır pişiriyoruz. Ara sıra tencereyi eğip suyunu ne kadar çektiğini kontrol ediyoruz.
- Suyunu çekince (ki yaklaşık 45 dakika filan sürdü benimki) alıyoruz ocaktan ve soğumaya bırakıyoruz.
İşte sonuç bu! Afiyetle yiyin :)
Sofraya koyulan şeylerin mideye hitap etmesi elbette kaçınılamaz gerçek, ama iftar saati gelmeden sofrada bekleyip bonus sevapları da toplamak gerektiğinden göze de hitap etmemiz gerekiyor. Ben de zeytinyağlı sarma yapıp ağızları sulandırmak istedim.
Tabii daha önce hiç yapmadığım bir şeyi yapmak çok riskliydi ama bu riske değdi sonucunda :)
Dün sarmamı yiyen herkes çok beğendi. Yemek eleştirilerinde çok acımasız ve net olan eşim bile "Dolman efsane olmuş!" deyince, bu işi kıvırdık dedim :) Tarifime gelince, bazen internet sitelerinde okurken verilen ölçekler ya da miktarlar konusunda net bir bilgi alamıyorum. Ben ve benim gibi acemiler için çok gıcık bir durum. O yüzden ben verdiğim tariflerde net olmaya çalışacağım :)
Malzemelerimiz:
- Yarım kilo taze asma yaprağı
- 2,5 su bardağı pirinç (nescafe kupası benim ölçütüm) (iyice yıkanıp süzülecek)
-4 adet orta boy soğan (ince doğranacak)
- 2 çay bardağı zeytinyağı (1'i kavurmak için diğeri pişerken üzerine dökmek için)
- 1 adet büyük olgun sulu sulu bir domates ( lezzetini veren en büyük etken) (küp küp doğranacak)
-Yarım demet maydanoz (lezzetini veren 2. etken) (iyice kıyılacak)
- 2 çorba kaşığı çam fıstığı ( birazcık daha fazla da koyabilirsiniz damak tadınıza göre, ben öyle yaptım)
- 1 çorba kaşığı toz şeker
- 2 çay kaşığı tuz
- 2 çorba kaşığı kuş üzümü (ılık suda bekletilip süzülecek)
- 1'er çay kaşığı tarçın, nane, yenibahar, karabiber
- Limon
Yapılışı:
- Önce aldığınız yaprakları birkaç defa sudan geçirin. İyice tozunu kirini akıttıktan sonra büyükçe bir tencerede 5-6 dakika haşlayın. Tüm yapraklar rengini değiştirdiği zaman ocaktan alıp süzün. Fazla haşlarsanız yapraklar sararken elinizde yırtılır. Bu yüzden renk değiştirmesi yeterli.
- Kuş üzümlerini ılık suda bekletin biraz, onları da süzün.
-1 çay bardağı zeytinyağı tencereye alın, üzerine fıstıkları ekleyin. Sadece pembeleşinceye kadar kavurun. Esmerleşirlerse dolmamıza yanık bir tat verir, hoş olmaz :) Sonra üzerine soğanları ekleyip kavurmaya devam edin. Buradaki püf noktası pirinçlerin şeffaf bir hal aldığı ana kadar kavurmamız. Pirinçler ruhlarını teslim ettikten sonra domateslerimizi üzerine ekliyoruz. Yine kavurmaya devam ediyoruz (5 dk kadar). Domateslerimiz de iyice kendilerini saldıktan sonra tuzumuzu ve şekerimizi ekliyoruz ve 1 çay bardağı kadar su ekleyip suyunu çekene kadar azıcık kapağını kapatın, zaten hemen çekecektir. Sonra ocaktan alıyoruz veee geriye kalan malzemelerimizi tencereye ekliyoruz (baharatlar, maydanoz, kuş üzümü). Güzelce karıştırıyoruz sonra dinlenmeye bırakıyoruz.
- Karışımımız dinlenirken biz de sarmaları yapacağımız alanı hazırlıyoruz. Ben her şeyi güzelce düzenleyip önüme koydum ki sarmak çekici hale gelsin. Dağınık olduğu zaman sıkılıp bırakabiliyorum :) Sonra sıkıca sarıyoruz. Tenceremize yerleştiriyoruz. Tenceremiz biraz derin olursa daha iyi olur çünkü dolmalar pişerken açılmasın diye üzerine tabak koyuyoruz, arada bir suyunu çekmiş mi diye tencereyi eğip bakıyoruz filan..
- Dolmaların hepsini sarıp yerleştirdikten sonra kaynamış suyu üzerlerine döküyoruz. Su en üstteki dolmanın seviyesini ulaşana kadar dökmeye devam ediyoruz.
- Bir limonun kabuğunu soyuyoruz. Yuvarlak yuvarlak dilimliyoruz ve dolmalarımızın üzerine diziyoruz. Kalan zeytinyağımızı da üzerine ekliyoruz. Sonra da üzerlerine bir tabak kapatıp kısık ateşte ağır ağır pişiriyoruz. Ara sıra tencereyi eğip suyunu ne kadar çektiğini kontrol ediyoruz.
- Suyunu çekince (ki yaklaşık 45 dakika filan sürdü benimki) alıyoruz ocaktan ve soğumaya bırakıyoruz.
İşte sonuç bu! Afiyetle yiyin :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







